BESLENME

ANNE SÜTÜ VE EMZİRMEYE AİT PRATİK BİLGİLER

Reha Cengizlier Genel Bilgiler Leave a comment   ,

Anne sütünün içeriği

Anne sütü, gebeliğin 6-7. aylarında yapılmaya başlar.  Bebek doğana kadar salgılanan süt miktarı azdır. Bebek doğduktan sonra süt yapımı da artar.

Anne sütü, bebek için en uygun bileşimlerdedir. İçeriği sabit olmayıp, bebeğin ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterir. Read more


BESLENMEYE BAĞLI ANEMİ (KANSIZLIK) VE VİTAMİNLER

Reha Cengizlier Genel Bilgiler Leave a comment   , , , ,

Her yıl dünyada 10 milyon insan beslenme yetersizliğine bağlı problemler sebebi ile ölmektedir. Ölüm dışında beslenme eksikliğine bağlı diğer problemler çok daha fazla insanı etkilemektedir. Çoğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 2 milyar insanda demir eksikliği ve buna bağlı anemi (kansızlık) olduğu tahmin edilmektedir ki bunların çoğunu çocuklar ve genç kadınlar oluşturmaktadır. Read more


BESİN ALLERJİLİ ÇOCUĞUN ANNESİNİN BESLENMESİ

Reha Cengizlier Alerji, Besin Alerjisi Leave a comment   , , , ,

Sevgili anneler,  bu başlığı görünce hemen hemen hepinizin ortak cevabını duyar gibi oluyorum; “Tek çocuğum iyileşsin, ben hiçbir şey yemesem de olur”. Doğru düşünüyorum değil mi?  Nasıl ki sağlam kafa sağlam vücutta bulunuyorsa;  sağlam bebek de sağlam anneyle elde edilir. Read more


D VİTAMİNİ VE ALLERJİ

Reha Cengizlier Alerji, Genel Bilgiler Leave a comment   , , ,

Vücudumuzda devamlı bir kimyasal olaylar zinciri süregelmektedir. Yediğimiz gıdaların sindirilmesi, kana karışması, çeşitli organlara gidip oraları beslemesi, atıkların oluşması, bunların toplanması, atılması. Birbiri ile sonsuz uyum içinde çalışan mükemmel bir fabrika gibi… Bu olaylar, çocukların büyümesini, büyüklerin sağlıklı yaşamasını sağlar. Read more


DONDURMA VE ÇOCUK; DOĞRULAR / YANLIŞLAR

Reha Cengizlier Genel Bilgiler Leave a comment   , ,

Dondurma, yaz aylarının vazgeçilmez lezzetlerindendir.  Büyük küçük herkesin severek yediği bir besindir. Kültür ve alışkanlıklara bağlı olarak, sadece yazın değil, 4 mevsim de tüketilen bir besindir.  Dondurmanın temel maddesi süttür. Bunun içine katılan şeker, salep, diğer meyve özleri vs. ile değişik lezzetlerde dondurmalar üretilir.  Temel maddesi olan süt ve süt ürünleri, çocuk ve büyükler için temel besleyici proteinleri içerir.  Doğru tüketildiği taktirde, yararlı bir besindir.  İçinde protein, karbonhidrat ve  yağ, ayrıca yine sütte bulunan a, b vitaminleri açısından da zengindir.  Bir diğer zenginliği de yine sütte bulunan zengin kalsiyumdur. Kalsiyumun çocuklarda büyüme ve gelişmede, özellikle de kemik gelişimindeki rolü ve önemi bugün çok iyi bilinmektedir. Kalsiyum sadece çocuklarda değil, her yaşta gerekli bir mineraldir. Büyümesini tamamlamış insanlarda da yaşla birlikte gelen ve osteoporoz denen kemik erimesini önlemede, oluşanın tedavisinde yeri çok önemlidir.  Dondurmayı yaparken kullanılan süt ve şeker temel maddelerini, sütün diğer ürünlerinde de görebiliriz. Sütlaç, muhallebi gibi süt tatlılarında aynı maddeler bulunur. Besleyicilik açısından hemen hemen eşit değere sahiptirler.  Küçük bir çocuğun  günde 2 su bardağı süt içmesi gerektiğini düşünürsek,  bir kase dondurma ile bunun yarısına yakın bir kısmı karşılanabilir.  Dolayısı ile günlük kalsiyum ihtiyacının da bir kısmı dondurmadan karşılanabilir.  Dondurmalar hazırlanırken, değişik lezzetler elde etmek için içine çeşitli aromalar, renk ve koku katkı maddeleri katılmaktadır. Bunlar, sağlık bakanlığının ve ilgili sağlık kuruluşlarının zararsız olarak belirlediği miktar ve türdeki katkılar olduğunda, sağlık açısından zararlı değildir. Bu katkılar, tamamen lezzete yönelik, çocuğun dondurma yemesini etkileyen katkılardır. Beslenmeye ek getirmezler. Ancak bazı dondurmalara, aynı sütlerde ve mamalarda olduğu gibi çeşitli vitamin ve mineral katkıları yapılmaktadır; işte bu tür katkılar, o dondurmanın besleyici özelliğini artırır. Dondurma, büyük-küçük genelde herkes tarafından  sevilen bir gıdadır. Ancak küçük çocuklarda, özellikle iştahsız çocuklarda aç karına yenilen tatlı bir besin, çocuğun var olan  iştahını da kapatmaya neden olur. Bu nedenle dengeli beslenme için mümkünse  öncelikle yemesi gereken  yemeği yedirilip, dondurma daha sonra tatlı olarak verilmelidir.  Ek besinlerin ve direkt şekerli gıdaların  verilebildiği 1 yaş civarında  dondurma da verilebilir.  Beslenme dengesini bozup, içindeki şekerden dolayı aşırı kalori yüklemesine  yol açmaması için, çocuklara günde 1 külah veya 1 porsiyondan fazla vermek doğru değildir.  Ayrıca hızlı hızlı yenen dondurma, boğazın soğuması, kurulu mikrobik dengenin bozularak fırsatçı bakterilerin ortama egemen olma riski taşır.  Bu nedenle çocuk dondurmayı  yavaş yavaş  yemeli, arada isterse su da verilmelidir.  Dondurmanın kendisi boğaz ağrısı veya boğaz enfeksiyonu yapmaz. Ayrıca temiz ve uygun maddelerle hazırlanmış dondurma, .ocuklarda hastalık oluşturmaz. Dikkat edilmesi gereken bazı özellikler vardır. Sıcak ortamlarda, tatil yörelerinde zaman zaman yaşanan elektrik kesintileri sırasında buzdolabının ısısı düşer ve dondurma kısmen de olsa erirse, o zaman tüm süt ve süt ürünlerinde olduğu gibi dondurmada da kolayca mikrop ürer. Başta ishal olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açabilir.  Hazır dondurmaların eriyip geri dondurulmuş olmamasına bu yüzden dikkat etmek gerekir. Şüpheli olanları  almamak gerekir. Fabrika üretimi olmayan dondurmaların da mutlaka hijyenik ortamlarda üretilip muhafaza edilip satılıyor olmasına dikkat edilmeli, güven vermeyen açıkta satılan dondurma tüketilmemelidir. Dondurmada, besin zehirlenmesi yapan mikroplar da çok çabuk ürer. Aynı kaptaki  dondurmanın sadece belli bir bölgesinde mikrop olup, o kısım kime gelirse onun hastalanması söz konusudur. Yani aynı dondurmadan yiyen birden fazla kişinin sadece 1 tanesi zehirlenebilir; bu o dondurmayı  aklamaz. Hijyen kuralları çok önemlidir.  Hijyeni etkileyen önemli bir sorun da süredir. Dondurma üretilirken, pakete son kullanma tarihi yazılır. Buna çok dikkat edip, süresi geçmiş dondurma yenmemelidir. Pastanelerde ise taze olduğundan emin olunmayan dondurma yenmemelidir. Bekleme süresi uzadıkça, içinde mikrop bulunup hasta yapma riski artar.  Bir diğer sorun da dondurmanın ana maddesi olan süt’e alerjisi olan çocuklardır. Alerjinin şiddetine göre bireysel karar verilmesi doğrudur. Prensip olarak süt alerjisi olan çocuklar dondurma da yiyemez. Süt alerjisi olmayıp dondurmaya koyulan  boya ve katkı maddelerine karşı da alerji olabilir. Bu durumda da katkısız, sade olan dondurmalar tercih edilmelidir.  Ancak her durumda, miktar önemlidir. Beslenme dengesinin şekerli gıdalar lehine dönmesi, şu anda ve ilerde obesite problemini kolaylaştırır. Çünkü dondurma, çocuklar tarafından genellikle çok sevilir. Engel olunmazsa aşırı tüketilebilir.  Yine de pek çok aşırı şerbetli, riski daha fazla olan hamur tatlılarındansa dondurma hem daha yararlı hem de riski daha az olan bir besindir. Çocuklara tatlı olarak verilmesi önerilebilir.
Read more