BEBEKLERDE KANLI-SÜMÜKSÜ KAKA VE ALLERJİ- II

Reha Cengizlier Alerji, Besin Alerjisi Leave a comment   , , , ,

Bebekler 1 haftalık bile olsa alerji testi yapılabilir. Belli bir yaşa kadar bekleniyormuş diye gecikmek olmaz. Bebeğin durumuna ve annenin gözlemlerine göre, yaşı da göz önüne alınarak nelerle test yapılacağına doktoru karar verir. Deri testi veya kan testi ile süt alerjisi var şeklinde bir sonuç çıkarsa; işler daha kolay.  Emziren anneyi ve ek gıda başlamışsa bebeği alerji yapan süt ve ürünlerini içeren gıdadan mutlak uzak tutmak gerekir.  Beslenmeyi ve büyümeyi bozmamak için, mutlaka doktor ve bazen diyetisyen yardımı ile hareket etmek esastır.  Çünkü  süt alerjisinden  sakınayım derken çocuğun büyüme beslenmesi bozulup büyüme geriliğine neden olabilir.  Süt ve ürünlerini alamayan bebeklere ek olarak  kalsiyum takviyesi de yapılmalıdır. Anne sütü alan bebeklere, anne sütü vermeye  devam edilir.  Ancak, anne diyete sokulur. Bebeğe  yaptığı alerjinin derecesine göre anne diyeti ayarlanır.  Hiç süt ve süt ürünü; hatta içine sütün , yoğurdun, peynirin, tereyağının çok az bir miktarı girmiş olan gıdaları bile alamayabilir. Bazen sadece sütü direkt süt olarak içmeyip, süt ürünlerini alabilir. Burada genelleme yapmayıp,  bebeğe özgü yaklaşım esastır.

Bebek ilk 6 ay içinde, (ek gıda alamayacak yaşta)  ama anne sütü bir nedenle yoksa ne yapılacak?

Bu durumda inek sütünün alerjik yapısını gideren ama besleyici değerini bozmayan özel mamalar kullanılır.  Normal mamaların hepsi süt bazlı olup, direkt süt içirmek kadar alerji riski taşırlar. Bu mamaların avantajları;

-Alerji riski olmadan bebeğin tüm beslenme ihtiyacını karşılar.

-Hazırlaması kolaydır.

Dezavantajları:

-Pahalıdır (süt alerjisini kanıtlayan test sonuçları ile devletin sağlık kurumlarından 2 yaşına kadar bu mamayı ücretsiz alabilmek için rapor düzenlenebilir)

-Tadı kötüdür. Maalesef alerjik özelliği ortadan kaldırmak için mecburen yapılan işlemler, mamanın tadını bozmaktadır. Henüz çok küçük bir bebekse, bu mamanın tadına alışıp rahatça alabilir. Ama daha önce başka mama tadını alan bebekler genellikle bunu reddeder. O zaman anneler mamaya  vanilya şurubu, az şeker vs.  bazı aromalar katarak yedirmeye çalışır.

Süt alerjisi olan bebeklere beslenmeyi tamamen mamaya bırakmadan desteklemek için ek gıdalar da mümkün olduğunca erken başlanır. 4. Aydan itibaren ek gıda başlanması doğrudur.  Ancak başlanacak her ek gıdanın da alerji yapma riski olduğundan, her yeni gıdayı en az 3 gün ara ile, gündüz vaktinde, azdan başlayarak verip, izleyen doktorla işbirliği içinde olmak gerekir. Verilen bir gıda sonrası oluşacak döküntü, kaşıntı, hırıltı gibi olağan dışı durumda ne yapılacağına doktorun yönlendirmesi ile karar verilir.

Keçi sütü verilebilir mi?

İnek sütü alerjisi olan bir bebekte keçi sütü alerjisi riski % 90 civarındadır. O anda yoksa bile birkaç kez verdikten sonra alerjik belirtiler gelişebilir. Nadiren inek sütüne alerji olup keçi sütü verilebilen bebekler vardır. Bu nedenle ezbere değil, çocuk değerlendirilerek kara vermek gerekir.

Soya  maması verilebilir mi?

Keçi sütünde olduğu gibi soyada da inek sütüne benzer çapraz reaksiyon riski vardır. Bu % 65 civarındadır. Yine doktor kontrolünde denenebilir.

Verilebilecek başka  bir süt var mı?

Evet; pirinç sütü verilebilir. Bazı marketlerde aynı kutudaki pastörize süt gibi ambalajlı pirinç sütü vardır. Pirinç unu değildir. Direkt süt gibi sıvı bir içecektir. İçine koyulan ek maddeler sonucu besleyici değeri süt gibidir. Bunu vermekle süt vermiş gibi beslenme sağlanabilir. Ama bu da hem pahalı, hem de görünümü yarı şeffaf, tadı süte benzemez.  Mama yapmakta kullanılabilir.

Bu arada meyve, sebze, et, tahıl, kuru baklagil gibi gıdaları bir program dahilinde başlayarak süt dışı besleyici gıdalara alışması da sağlanmalıdır. Beslenme tamamen süte bağımlı olmamalıdır.

İlaçların yeri nedir?

Besin alerjisinin tedavisinde ilaçların direkt yeri yoktur.  Ancak alerjinin şekline göre oluşan rahatsızlıklara yönelik ilaçlar kullanılır. Şöyle ki; kaşıntılı cilt sorunu oluşuyorsa, yani egzema ise; cilt nemlendiricisi, gerektiğinde lokal kortizonlu kremler,  bazen destek amaçlı antihistamin şuruplar verilebilir. Solunum yolu problemlerinde nefes açıcı sprey veya şuruplar kullanılabilir. Çok ciddi alerjik reaksiyonlarda zaman zaman kortizon iğnesi, hapı kullanılabilir.

Besin alerjisi geçer mi?

Büyük oranda geçer. Uzun sürenlerde bile hayatın ilk yılarında, özellikle 2 yaş civarında çoğu geçer. Başka besinlere karşı da alerji gelişirse; örneğin çerezler, balık gibi; bunların tamamen geçmeyip uzun sürebilme riski daha fazladır. Süt alerjisi genellikle geçicidir. Ama ne yazık ki çocuğun ileriki yaşlarında solunum yolu alerjisi, yani astım olma riski, başka çocuklara göre daha yüksektir.  Bu nedenle de solunum yoluna yönelik korunma önlemleri erkenden başlanmalıdır. Bunlar içinde de en önemlisi çocuğun sigara dumanından korunmasıdır. Çocuğun yaşadığı evin hiçbir odasında, hiçbir koşulda, çocuk evde yokken dahi sigara içilmemeli içirilmemelidir. Hatta evin balkonunda bile içilmese daha iyi olur.

İyileşip iyileşmediğini nasıl anlarız?

“Acaba düzeldi mi? Hadi bir süt içirip deneyelim” şeklinde  yanlış  yapılmamalıdır. Minimum 2-3 aylık bir kesin yasaklamanın ardından doktorun değerlendirmesine göre hem dozu hem içeriği ayarlanarak deneme yapılabilir. Bazen direkt sütle, bazen önce yoğurt veya peynirle deneme yapılabilir.  Ama bundan önce; eğer başlangıçta kanda  veya deri testi yaparak süt alerjisi  saptanmışsa, yine kan veya deri testi ile şu anki durum değerlendirilebilir. Özellikle kandaki alerjinin düzeyinde düşmeler çok değerlidir. Doktoru yönlendirebilir. Kan değeri ne olursa olsun, çocuğun besine tepkisi farklı olabilir. Kan değeri çok düşmüş bile olsa yine de şiddetli alerjik reaksiyon görülebilir; bu nedenle bu denemeler mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.

Başlangıçta kan testi ile saptanamayan ama kakada  mukus veya kanamaya yol açan grupta ise; süt veya süt ürününü verdikten sonra 48-72 saat gözlenir; kakada oluşan gelişmelere, çocuğun huzursuzluğuna göre karar verilir.

Add a Comment